Nova Norda: Albümü bir buçuk haftada bitirdim!

Türkiye’nin en çok dinlenen müzisyenleri arasında yer alan isimler, son yıllarda “meydan okuma” serisi Red Bull 60 Seconds ile hem farklı bir deneyime imza atıyor hem de yeni müzik aletleriyle tanışıyor. Sanatçıların müzikal yeteneklerine odaklanan proje kapsamında başarılı müzisyenler alışık olmadıkları yerel müzik aletleriyle 60 saniyelik bir performans ortaya koyuyor. Biz de 2023 yılında bu proje kapsamında daha önce hiç çalmadıkları enstrümanlarla tanışan Evrencan Gündüz, Paptırcem, Nova Norda ve KÖFN grubundan Bilge Kağan Etil ile söyleşi yaptık. Öte yandan müzisyenlerin performanslarını Red Bull’un sitesinden ve sosyal medya hesaplarından izleyebilirsiniz.

Söyleşiye imza attığımız ikinci isim geçen yıl Red Bull 60 Seconds serisinin de ikinci konuğu olan Nova Norda. Bugün “Aşka Çare Yok” isimli şarkısı da dinleyiciyle buluşan başarılı müzisyen, yerel enstrümanlarımızdan cura ile 60 saniyede zamanla yarışmıştı. Nova Norda ile hem projeyi hem 2023’ü hem de yeni yıldan beklentilerini konuştuk.

‘KÖTÜ BAŞLADI UMUT DOLU BİTTİ’

Sizin için hem duygusal hem kariyer anlamında nasıl bir yıl oldu 2023?

Çok ilginç bir seneydi. İlk yarısı çok zorlu geçti, özellikle deprem hepimizi duygusal olarak çok zorlayan bir süreçti. Sonrasında eylül itibarıyla toparlanmayı başardım ve sanırım geçirdiğim belki de en verimli, çalışkan ayları geçirdim. Red Bull 60 Seconds gibi muhteşem bir fırsat karşıma çıktı, yeni urbanwear markam Nordaco’nun yeni koleksiyonunu çıkardık, Can Bonomo ile bir düetimiz çıktı, Spotify PopT listesinin ilk kez kapağı oldum ve bir albümü dolduracak kadar çok şarkı hazırladım! Gerçekten çok üretken bir 6 aydı, bu seneyi bu şekilde umut dolu çevirebildiğim için çok mutluyum.

Red Bull 60 Seconds serisine cura çalarak katıldınız. Sizi daha önce hiç kullanmadığınız bir enstrümanla buluşturan bu projeyi duyduğunuzda neler hissettiniz?

Proje zaten baştan sona acayip heyecan vericiydi. Böyle büyük global bir projenin Türkiye ayağında ülkemi temsil etmek muhteşem bir gurur. Hakkını verebildik diye düşünüyorum gerçekten de. Çok keyifli bir iş çıktı ortaya.

‘TÜRK MÜZİĞİNİN UKULELESİ’

İlk defa bu enstrümanı deneyimlemek sizin için nasıl bir anlam taşıdı? Sizin gibi daha önce hiç cura deneyimlememiş kişilere neler söylemek istersiniz?

Cura bence harika bir enstrüman, hatta Türk müziğinin ukulelesi olarak görüyormuş bazı arkadaşlarım. Bana çok ilham verdi, hatta boş zamanlarımda neredeyse indie pop diyebileceğim tarzlarda şarkılar ürettirdi. Benden bu kadar uzak bir enstrümanın ruhuma bu kadar sıcak gelmesine çok şaşırdım. Eğer siz de meraklıysanız yeni üretimlere, alakanızın olmadığı bir enstrümanı alın ve yaratıcılığınızın nerelere varabileceğini şaşırarak izleyin derim.

Bu projede olduğu gibi siz de kendinize meydan okuma (challenge) yaratıyor musunuz? En son hangi meydan okumayı başarıyla atlattınız?

En son, 1 ay içinde bir albüm tamamlayacak kadar çok şarkı üretme challenge’ına girdim. Ben bayılırım kendime meydan okumaya. Ve sonuç beni inanın çok şaşırttı, çünkü 1 aylık hedef koyduğum halde 1,5 hafta içinde bitirdim her şeyi. Şimdi sırada albümü kurgulamak ve en heyecanlı kısmına geçmek var: konsept ve konser tasarımı.

Bu deneyimin ardından curayla olan ilişkiniz nasıl şekillendi? Bu deneyimden sonra enstrümanla ilişkiniz devam etti mi?

Yeni enstrümanlar denemeye hevesim acayip arttı. Gitar aldım ve gitar çalmaya başladım! Telli enstrümanların organik tınısı beni klavyeden başka bir şekilde alıyor. Bu sayede artık konserde çalabilecek kadar gitar hakimiyetim oldu diyebilirim.

Hayatınızın hangi döneminde hangi enstrümanlarla tanıştınız ve günümüze kadar çalmaya devam ettiniz?

5 yaşımda ailemin aldığı orgla klavyeye başlamıştım. 10 yaşımda piyano eğitimine başladım ve hiç bırakmadım. Hâlâ en hâkim olduğum enstrüman ve synthler müziğime en çok ilham olan şey diyebilirim.

Ürettiğiniz parçalarda size daha çok ne veya kimler ilham oluyor?

Yaşadıklarımdan ilham alıyorum. Ben oldum olası kendim için şarkı yazdım, kendimi ve deneyimlerimi anlamlandırmak için yazıyorum. O yüzden insanlardan konserlerde bir ağızdan şarkıları duyduğumda yaşadığım heyecanı anlatabilmem imkânsız. Muhteşem bir his. En güzel tarafı da geri dönüp baktığımda şarkılarım bir günlükmüş gibi hissediyorum. Dinledikçe o günlere dönüyorum, neler atlattığımı hatırlıyorum ve mutlu oluyorum.

2024 HEDEFLERİ…

2024 için kendinize hedefler koydunuz mu?

Albümüm geliyor! Bu bahar ikinci albümümü yayımlayacağım. Kliplerinden konserine, bambaşka bir Nova yaratma heyecanı sardı beni. Hiç olmadığım kadar heyecanlı ve hevesliyim, 2024’e dair umudum ve enerjim çok çok yüksek. Bence harika bir sene olacak!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir